lead in - Türkçe İngilizce Sözlük

lead in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"lead in" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lead in i. giriş
Öbek Fiiller
lead in f. bir şeye girmek/girişmek/başlamak
lead in f. konuya girmek
lead in f. konuya giriş yapmak

"lead in" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lead-in i. giriş
lead-in i. besleme
be in the lead f. başta gelmek
take the lead in f. önayak olmak
be in the lead f. birinci sırada olmak
be in the lead f. ilk sırada olmak
in the lead s. yarışmada daha yüksek skora sahip
in the lead s. yarışmada lider konumda
in the lead zf. yarışmada önde
Öbek Fiiller
lead someone in f. birini bir şeye yönlendirmek
lead someone in f. birini bir şeye/yere götürmek
lead someone in f. birine bir şeye doğru rehberlik/liderlik etmek
lead someone in f. birine yolu göstermek
lead (one) in f. (birini) içeri almak
lead (one) in f. (birini) içeri yönlendirmek
Deyim
lead in (one's) pencil i. gücü/kuvveti yerine gelme
lead in (one's) pencil i. cinsel gücünde artış
lead in (one's) pencil i. zinde olma
lead in (one's) pencil i. dinçleşme
lead in (one's) pencil i. enerjik/aktif hale gelme
put lead in your pencil f. cinsel gücünü arttırmak
put lead in one's pencil f. cinsel gücünü arttırmak
have lead in (one's) pants f. ağır hareket etmek
have lead in (one's) pants f. yavaş hareket etmek
have lead in (one's) pants f. tembel davranmak
have lead in one’s pencil f. aktif olmak
have lead in one’s pencil f. dinç olmak
have lead in one’s pencil f. enerjik olmak
have lead in one’s pencil f. zinde olmak
in the lead expr. liderlikte/liderliğe
in the lead expr. ilk sırada/sıraya
in the lead expr. birinci
in the lead expr. birinci sırada/sıraya
in the lead expr. en önde/öne
in the lead expr. en başta/başa
Medya
lead-in i. bir programdan önce gelen program
lead-in i. bir programın reklamdan önceki kısmı
Teknik
lead in insulator i. giriş yalıtkanı
lead in pipe i. giriş borusu
lead-in wire i. giriş teli
lead-in groove i. giriş yivi
lead-in wire i. giriş iletkeni
lead-in groove i. başlangıç yivi
lead-in i. ağız
lead-in i. giriş
high-power lead-in i. yüksek akım girişi
lead-in i. girizgah
Telekom
lead-in i. giriş izolatörü
Elektrik
lead-in i. giriş kablosu
lead-in s. girdiyi elektrik cihazına veya elektronik cihaza taşıyan
Televizyon
lead-in i. anten bağlantısı
lead-in i. anten girişi
İnşaat
lead-in insulator i. giriş yalıtkanı
lead-in pipe i. giriş borusu
Havacılık
lead-in line i. giriş hattı
Argo
have lead in one’s pencil f. ereksiyon olmak
have lead in one’s pencil f. penisi kalkmak
have lead in one’s pencil f. sertleşmek
İngiliz Argosu
put lead in one's pencil f. güç vermek
put lead in one's pencil f. kuvvet vermek